Fırsat Erken Rezervasyon fırsatları başladı, bizimle iletişime geçin, tatilinizin tadını çıkarın!
Adsız tasarım-25 kopyası

Hayatın aceleci ritminden, kalabalıktan ve yüksek sesten izole, kendi kendine rafine bir hayat yaratanların köyü Doğanbey! Arnavut kaldırımlı sokaklarında yürürken burayı memleketin en ütopik yeri ilan edebilir ve gezdiği yerden etkilenip gelecek hayallerine eklemek isteyen herkes gibi “keşke burada bir evim olsa” diyebilirsiniz. Baştan söyleyelim; Doğanbey öyle köklü gelenekleri olup da günümüzle harmanlamış, boşluk arsaları gelişigüzel binalarla doldurup popülerliğe kaymış köylerden değil. Köyde güzelliğine iç geçirten her ev, sahiplerinin özenle restore ettiği birer emek abidesi. Burası eski bir Rum Köyü ve ‘dili olsa da maziyi anlatsa’ dedirtecek kadar da zengin bir tarihin şahidi!

Sokaklarda gezerken evlerin duvarlarına asılmış sessizliğe saygıya davet eden uyarılar da bunun göstergesi. Bazen açık bir pencereden Vivaldi ya da rock duyabiliyor, bir selamlaşmayla dostça bir muhabbetin tarafı da olabiliyorsunuz. Doğanbey halkında iyi ve duyarlı insan enerjisi var.Köyde göreceğiniz taş evlerin mimarisinden eminiz ki çok etkileneceksiniz.

 

Doğanbey’de 1890’larda Rumların hastane amaçlı yaptığı ve sonra da ilkokul olarak kullandığı iki katlı bina restore edilerek Dilek Yarımadası Milli Parkı Tanıtım Merkezi’ne dönüştürülmüş. Ücretsiz girilen bu müzeyi gezerek bölgenin coğrafyası, ve doğal hayatı hakkında bilgilenebilirsiniz. 

 

Eski Doğanbey’den çıkıp Yeni Doğanbey köyüne devam ettiğinizde Karina kıyısında balık yiyebileceğiniz mütevazi mekanlar bulacaksınız. Burası aynı zamanda Dilek Yarımadası’nın en uçtaki noktası. Yemekten sonra da araçla 5 dakika mesafedeki Güllübahçe Köyü’ne gidebilir, burası da eski bir Rum kasabası olduğundan içindeki Aziz Nikolaos Kilisesi’ni gezebilirsiniz.

 

Burası henüz Doğanbey kadar bilinmiyor.Güllübahçe’yi biraz geçtiğinizde karşınıza çıkan, eskiden bir liman şimdi ise bir ova olan Priene Antik Kenti’nde tarihe bir yolculuk yapabilirsiniz. Burası M.Ö. 2000’li yıllarda kurulmuş. Antik kentte göreceğiniz antik tiyatro, tapınak gibi yapıların çoğu da M.Ö. 4000’lerden kalmış. 

Sizi tüm bu tarihi, doğayı ve huzuru keşfetmek için Eskidoğanbey köyü’ne davet ediyoruz. Domatia Stone Hotel’in özel dekore edilmiş odalarından köyü en uygun konumda izleyebilir, deniz ve orman manzarası ile keyifli bir tatil yapabilirsiniz.

 

Ege’nin en tatlı ve en güzel köylerinden olan Domatia, huzurlu bir haftasonu kaçamağı ve bayram tatilinde sevdiklerinizle birlikte zaman geçirmeniz için en doğal adres.☺️

Sizi tüm bu tarihi, doğayı ve huzuru keşfetmek için Eskidoğanbey köyü’ne davet ediyoruz. Domatia Stone Hotel’in özel dekore edilmiş odalarından köyü en uygun konumda izleyebilir, deniz ve orman manzarası ile keyifli bir tatil yapabilirsiniz.